Bu haftanın (24.10.2025) hutbesinin konusu kardeşlik. Hutbenin “birlik ve beraberlik” çağrısı, her geçen gün tüm haklarımızın ayaklar altına alındığı bir ülkede bize ne anlatıyor buna bakalım.
Hutbeyi okuduğumda aklım 2014 yılında Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi ile yaptığımız bir eyleme gitti. Suriye’den Türkiye’ye göçenlere “ensarlık” kisvesi altında genç Suriyeli kadınları “ikinci eş” olarak alan erkekleri protesto etmiştik.[1] Bir cami avlusunda basın açıklaması yapmanın o zamandan bu zamana ne kadar ütopik bir şey haline geldiğini bir kenara bırakıyorum, bu örnekle “ensarlığın” bile kadınların sömürülmesi için nasıl bir araç haline getirildiğini birebir görmüştük.
Aynı şekilde Emani Arrahman için de bir cenaze namazı kılmıştık. Çağrı metninde şöyle yazmışız: “Kadın bedenini savaş alanı haline getiren, ırkçılıkla kol kola güçlenen erkeklik artık akıl almaz bir vahşetin en birincil kaynağıdır ve erkeklikle, erkek şiddetiyle mücadele etmeden Emani’yi anmak mümkün değildir.”
Bu hutbede bahsedilen kardeşliğin sadece bir “erkekler” kardeşliği olduğunu biliyoruz. Ayrıca bu erkeklerin bahsedilen farklılıkların hiçbir türlüsüne tahammülünün olmadığını da biliyoruz. Barış ve diyalogdan bahsederken binlerce insanı haksız yere cezaevlerinde tutmaya devam eden aklın bize kardeşlikten bahsetmesi acıklı bir şaka.
Aynı zamanda hutbedeki Müslümanların “üstünlüğü” iması da bir o kadar acıklı. Medine Sözleşmesi’ndeki “inceliği” ve kapsayıcılığı hatırlata hatırlata dilimizde tüy bitmişken hâlâ bir Müslüman kardeşliği ve “yabancılara” karşı mücadele vurgusuyla bizleri kandıracağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Her hafta hutbelere dair analizlerimizde bence şunu hatırlatıyoruz: Bu oyuna gelmiyoruz. Bu hafta da kardeşlik oyununa gelmiyoruz, kastettiğiniz kardeşliğin nasıl bir erkek kardeşliği olduğunu görüyoruz. Tüm farklılıklarla bir arada hareket edebilecek bir kardeşlikten bahsetmek için öncelikle kadın düşmanlığınızla yüzleşmeniz gerekiyor. Barış ve kardeşlik, ancak kadınların eşit olduğu bir dünyada gerçek olabilir.
[1] https://kskmi.wordpress.com/2019/10/15/suriyeli-kadin-ticaretine-hayir/