Diyanet 3 Ekim 2025 Cuma günü okunan hutbesinde Filistin’e, Gazze’ye destekten, haklının yanında yer almaktan, zalime karşı direnmekten bahsetti. Aynı saatlerde ülkemizin limanlarından İsrail ‘e ticari ürün, silah parçaları, petrol taşınırken… Diyanet Müslümanlara mümin kardeşliğini ve vicdani sorumluluğu hatırlatırken kendini Müslüman olarak tanıtan ve kürsülerde yıllarca Filistin edebiyatı yapmış hükümetin sorumluluğunu ne vakittir aksattığını belirtmekten geri duruyor.
Diyanet hutbesinde bir diğer gülünç çelişki de mezhep ve meşrep ayrılıklarını bir kenara bırakmak gerektiğini ve etkinliklere destek vermek gerektiğini söylemesi. “Etkinlik” kelimesi ile kapsayıcı olmaya çalışırken aslında kendi lügatlerinde “sakıncalı” kelimelerden korunmak istiyor. Eylem diyemiyor, grev diyemiyor, protesto diyemiyor, boykot diyemiyor hatta gündemde olan filoyu bile zikredemiyor.
Destek ve birlik çağrısı yapan, mezhep ve meşrep ağırlığı gözetmemek gerektiğini vurgulayan Diyanet, 7 Ekim 2023 direnişinden bu yana hükümet destekçilerinin “etkinliklere” tam destek verilirken; muhalif, lubunya, feminist grupların yaptığı “etkinliklere” yapılan orantısız müdahaleyi ve yaptırımları görmezden geliyor. Sumud filosunun Türkiye ayağının nasıl tekelleştiğinden, kendilerinden farklı kesimlerin başvurularının kabul edilmediğinden bihaber olan Diyanet, Müslümanlara Gazze için bir olma mesajı veriyor.
Gazze özelinde “Bu ahlaki ve vicdani bir sınavdır, ya bu sınavdan geçeceğiz ya kaybedeceğiz” diyen Diyanet; Müslüman olmayı, ibadet etmeyi, ibadethaneyi, kadın olmayı ve son olarak da Filistin mücadelesini tek bir kalıba sığdırarak bu sınavı geçebilecek midir?